Warning: in_array() [function.in-array]: Wrong datatype for second argument in /home/brc/domains/bisanat.com/public_html/fonksiyonlar.php on line 217
Sanat Tarihi
Sanat Tarihi Kategorisi
29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
Bizans Mimarisinin en iyi görüldüğü yer başkent İstanbul'dur. Bizans Mimarisi, başlangıçta ilk Şam mimarisinden faydalanmış ve bunları yeni amaçlarına uydurmasını bilmiştir. Esası bir bir toplantı yeri olan bazilikayla,ufak ticari anlaşmazlıkları halleden hakimin yerine İsa mefhumunun alınması ile Hıristiyanlaştırarak bir kilise haline getirmişlerdir. Bazilika şeklindeki kilise, uzun bir yapıdır. Doğu ucunda yarım yuvarlak bir şekilde dışarı taşan bir apsis, batı ucunda ise, narteks adı verilen ...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 283 kez okunmuş | Mimari |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    İstanbul'un esasını teşkil eden Byzantion'un antik çağdaki durumu hakkında pek bilgi yoktur.
    İmparator Konstantin, Mayıs 330'da İstanbul'u yeniden kurup tören ile açmıştır. Şehrin bu yıllardaki durumu da pek bilinmez, ancak Konstantin'in çehre kara tarafından sızdığı bilinmektedir. İstanbul surları, zamanla genişleyen çehre uygun olarak batıya doğru genişletilmiştir.

    Surlar, 408 - 450 yılları arasında İmparator olan Theodosius zamanında batıya doğru iyice genişletilmiştir. Theodosius s...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 272 kez okunmuş | Askeri Mimari Surlar |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Bizans devrinde, 330 - 726 yılları arasında yapılan duvar mozaiklerinden İstanbul'da hiç bir örnek kalmamıştır. Bunun da başlıca sebebi, 726 - 842 yılları arasında görülen Resim Kıran hareket ile bunların tahrip edilmiş olmasıdır. Fakat, Bizans devrine ait İstanbul dışındaki bazı mozaiklerin ve minyatürlerin yardımı ile bu devrin resim sanatının karakterini tespit edebiliriz. İlk çağın Helenistik resim sanatı üslubu, ilk Bizans devri sanatında gayet kuvvetli bir şekilde
    kendisini belli eder.<...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 813 kez okunmuş | Resim Sanatı |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Bizans döneminde, kentin çeşitli yerlerinde dikilmiş anıtlar da vardır. Bunların en önemlilerinin bulunduğu Hipodrom, şehrin eğlence ve
    siyaset merkezi, yarışların ve politik mücadelelerin yapıldığı yerdir.
    Burası, Sultanahmet ile Adliye Sarayı arasındaki düzlükte uzanan
    U şeklinde bir saha idi. Anıtlar, ortada bulunan ve Spina adı verilen bir eksenin üzerinde sıralanırdı. Bu anıtlardan biri Yılanlı sütundur.
    Yılanlı sütun: Bu eski bir sütundur, 4. yüzyılda İstanbul'a getirilmiştir. ...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 307 kez okunmuş | Anıtlar |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    İstanbul'da Roma devrinden beri su tesisleri yapılmış, bunlar Bizans devrinin başında da yapılmaya devam edilmiştir. Fakat bu tesislerin Bizans devrinde ne zamana kadar kullanıldığı belli değildir. İstanbul'a gelen su, özel tesislerle çehre iner, baş havuzlara gider ve yer altı kanallarıyla çehre yayılırdı.
    Sarnıçlar : Kare veya dikdörtgen planlı, üzeri, taş sütunlar ve tuğla kemerlerle taşınan bir tonozla örtülmüş olan su tesisleridir. Bu yapıların görevi, suyu muhafaza etmektir .
    Yerebat...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 165 kez okunmuş | Su Tesisleri |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.

    Bizans sanatı, İ.S. 395 yılında ikiye bölünün Roma İmparatorluğu’nun doğu parçası olan ve 1453’de Osmanlı Türkleri tarafından ortadan kaldırılan Bizans devletinin sanatıdır. Doğu Roma İmparatorluğu ya da kısaca Bizans İmparatorluğu adı ile tanınan bu devlet, aslında Hıristiyanlaşmış Roma İmparatorluğu’dur. Bu devleti, Roma İmparatorluğu’nun bir devamı olarak da kabul edebiliriz.

    Bizans, İstanbul’un eski adı olan Byzantion’dan gelmektedir. Batı dünyası bunu, İstanbul’un fetihden önceki...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 991 kez okunmuş | Bizans Sanatı |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Süslemelerde Kullanılan Motifler II. ÇİNTEMANİ

    Tatile girmeden önceki son dersimiz Çintemani motifi idi.Gerçi 16.yüzyıl Tezyinat üslübunu inceliyorduk ama bu yüzyıl'da Üstad Karamemi Çintemani motifini 'Muhibbi Divanı' sayfa tezhiplerinde kullandığı için dersi işlemek farz kılınmıştı bize :)) bakalım aldığım dersin izdüşümlerinden neler baki kafa derfterimde? bir yoklamalı...

    16.yy Çini karo desen örneği

    Çintemani için ön tanım:
    Abbasiler döneminde yapılan Talaş savaşı so...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 491 kez okunmuş | Çintemani |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Süslemelerde Kullanılan Motifler I. MÜNHANİ

    Bir sanatçı aidiyet duygusu ile gelenek ve göreneklerin,din ve inançlarının etkisiyle ilham alarak eser meydana getirir.Türk süsleme sanatları da mihenk taşını 'islam' düşüncesinden alır.İslam sanatı figür ve tasvir'e sıcak bakmadığı için; tezyinatın en önemli unsuru olan 'motif' seçiminde bu inanç hazinesinden beslendiğini hatırlatırcasına daha çok bitkisel motifler,soyut motifler,sembolik motifler ve geometrik şekillerden oluşan desenlere yer ...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 456 kez okunmuş | Münhani |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    YAZMALARIN SÜSLENMESİNDE KULLANILAN TIĞLAR :

    Tezhip'te Tığ'ın Yeri ve Önemi:

    Tığ, tezhip sanatında eseri tamamlayan yardımcı eleman olarak kullanılır. Tığların görevi eserdeki kompozisyon yoğunluğundan zemin boşluğu arasında denge unsuru olmasıdır. Eserin cetvel veya dendan bitiminden sonra motifler, büyükten küçüğe doğru incelerek son bulur. Ana tığlarda çok çeşitli motifler kullanılmakla birlikte, ara tığlar genelde daha sade olmaktadır. Kompozisyon zenginliği, eserlerin mükemmel...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 208 kez okunmuş | Tığ |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.

    A. Geleneksel Ebru
    Ebrunun bilinen tarihi içinde, yetişmiş ustalar tarafından sıkça kullanılan desen çeşitleridir. Başlıcaları Battal, Gelgit, Taraklı, Bülbül yuvası ve bunların bazı çeşitleridir.

    1.Battal Ebru
    Battal EbruEbrunun bilinen en eski tarzıdır. Diğer bütün desenler, battal deseninden çıkar. Bu desene kısaca ebrunun anası ya da atası diyebiliriz.
    Yapımı, öd sıralarına göre, yani ödü az olan boyaları önce, çok olan boyaları sonra atma suretiyle yapılır. Tek veya çok ...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 1136 kez okunmuş | Ebru Çeşitleri |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Geleneksel Türk Ebru Sanatında kullanılan malzemeler şunlardır;

    1. Kitre:Anadolu, İran ve Türkistan dağlarında kendiliğinden yetişen "geven" adı verilen dikensi bir bitkinin gövdesinden elde edilir. Yaz aylarında çizilen dallarından akan süt daha sonra kurur ve kemik rengimsi beyaz parçacıklar halinde toplanır. Sertliği olmayan su içinde iki gün bekletilir. İyice eriyen kitre bez torbalardan süzülüp tekneye alınır. Ayran kıvamında olmalıdır.

    2. Su: Sertliği olmayan su tercih edilme...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 286 kez okunmuş | Ebru Malzemeleri |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Hat Sanatının icrasını sağlayan malzemenin başında kalem, mürekkep ve kağıt gelmektedir. Bunlara ilave edebileceğimiz kalemtıraş ve rik gibi malzeme de kendine mahsus özellikler taşırdı. Hat malzemesinin bir kaçını şöyle sıralayabiliriz:

    Kalem: Yazıda kullanılan kamış. Kamışın çok sert, çok yumuşak; çok kalın veya çok ince olmaması gereklidir. Silindir şeklinde ve boğum araları en az bir karış olmalı, çatlak olmamalıdır.

    Kalemdân: Kamış kalemler, kalemdân (kalemlik) denilen ...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 450 kez okunmuş | Hat Malzemeleri |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    SULTAN ABDÜLMECİD:

    Osmanlı Devleti'nin 31. padişahı olan Sultan Abdülmecid, 1839'la 1861 yılları arasında yaşadı. Hattatlıkla Mahmud Celâleddin Efendi'nin yolundan gitti ve döneminin en iyi sanatkârlarından olan Tahir Efendi'den dersler aldı. Dolmabahçe ve Ortaköy Camileri'ndeki bütün yazıları o yazdı. Bugün müzelerde ve diğer camilerde bugün çok sayıda eseri bulunan Sultan Abdülmecid'in üzerinde 'Allah' ve 'Muhammed' sözlerinin yeraldığı bu hattı şimdi Topkapı Sarayı'nda muhafaza ediliyo...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 384 kez okunmuş | hat |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Ferman, kelime itibariyle emir, irade, buyruk anlamlarını taşır, islamiyeti kabul ettikten sonra ilhanlılar tarafından kullanılan bu kelime, Osmanlılar'a da onlardan geçmiştir. Kısaca ferman; herhangi bir konuda Sultan'ın "Alamet-i Şerif" denilen tuğralı emri demektir. Üzerinde padişahın kendi el yazisi ile bir ibare de bulunan fermanlara "Ferman-i Hümayun" denir.
    Osmanlilar'da divani hat ile yazilmasi gelenek olan fermanlar kisaca su sirayla kaleme alinirlardi:

    En üst kisma dave...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 145 kez okunmuş | Ferman |
  • 29/12/2007 tarihinde Bisanat tarafından eklenmiştir.
    Tuğra dört bölümden ibarettir. Bunlara çeşitli isimler verilmiştir.

    1- Tuğranın Sere’si (Kürsüsü): Tuğranın alt tarafında bulunan ve asıl metnin yazılı olduğu kısmın adıdır. Buraya kürsü adı da verilir Sere padişah III. Mehmet’in tuğralarında belirlenmeye başlamıştır.

    2- Tuğranın Beyzeleri : Tuğranın sol tarafında bulunan ve genellikle Han ve Bin kelimelerindeki nün harflerinin bazen de başka bir kelimedeki dal harfinin teşkil ettikleri kavislere verilen isimdir. Bazı tuğralarda be...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 232 kez okunmuş | Tuğra |
  • 25/12/2007 tarihinde sinan gümüştekin tarafından eklenmiştir.
    İzlenimcilik veya empresyonizm, 19. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmış ve bütün sanat dallarını etkilemiş bir akım. Doğadaki unsurların kişinin içinde yarattığı izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefler. Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı objektif bir gerçek olarak değil, kendilerinde yarattığı izlenimini resme (veya edebi esere) aktarırlar.

    Resimde İzlenimcilik

    Resimde izlenimcilik, özellikle ışık ve renkten kaynaklanan görsel izlenimlerin tanımlanmasına adanmış o...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 1348 kez okunmuş | Empresyonistler izlenimcilik |
  • 30/11/2007 tarihinde Sanat Haberleri tarafından eklenmiştir.
    Türk resim sanatı 9. yy dan itibaren Türk hükümdarların orta ve yakın doğu bölgelerinde egemen duruma geçmeleri Türk resim sanatının bu bölgelerde etkin olmasını sağlamıştır. İslam öncesi dönemde ise Çin, Hint ve İran etkileriyle karışmıştır. Türk Resim Sanatındaki gelişimi, milletimizin yaşantılarına, yaşadığı yerlere, bağlı bulunduğu dinle ilgili hayat anlayışına ve kurmuş oldukları siyasi birliklere göre şekil almıştır. Bu nedenle Türk Resim Sanatı’nı, üç dönemde incelemek yerinde ola...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 3154 kez okunmuş | Türk Sanatı Tarihi |
  • 30/11/2007 tarihinde Sanat Haberleri tarafından eklenmiştir.
    TÜRK MİNYATÜR SANATININ TARİHİ GELİŞİMİ
    Daha çok el yazması kitaplarda ışık gölge ve üçüncü boyut verilmeden metni açıklamak ve konuyu ayrıntılı bir biçimde betimlemek için çizilen resimlerdir.Minyatür resimler genellikle konularını o devrin devlet adamlarının savaş, tören, av ve diğer yaşantılarından alır. Bu çalışmalarda perspektif kurallarına uyulmaz; ışık ve gölgeye yer verilmez, şekiller kendi rengine uygun olarak düz boyanır. Figürler kişilerin önemine göre büyük yada küçük kapı...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 1340 kez okunmuş | Minyatür Sanatı |
  • 30/11/2007 tarihinde Sanat Haberleri tarafından eklenmiştir.
    Renklerin ve boyaların suyla yarattığı bir ahenkli bir danstır. Zorlu ve emek isteyen bir sanat olan ebru, geri dönüşü olmayan, tekrarı olmayan, çok değişkenli bir sanattır.Kitreli su üstüne serpilen boyaların buluta benzeyen biçimler alması, çeşitli soyut şekiller haline dönmesi bu şekillerin suyun üstüne konulan kağıt, ipek, kumaş ve diğer objelerin üzerine geçmesi ile ebru oluşturulur. EBRU...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 1021 kez okunmuş | Ebru Sanatı |
  • 30/11/2007 tarihinde Sanat Haberleri tarafından eklenmiştir.
    Kimilerine göre sanat, yoktan var etmenin, yaratıya ruh vermenin ve o ruhla bütünleşmenin dayanılmaz cazibesi, kimilerine göre ise tamamen palavra. Bizlerse ortalarda bir yerlerdeyiz, ama o ortanın neresi olduğunu da pek bilemiyoruz. Yani gördüğümüz güzel bir resmin güzel bir resim olduğunu anlayabiliyoruz, fakat bazı insanların üstünde sadece kırmızı bir leke olan beyaz bir tabloya neden milyarlar verip salonun baş köşesine astığını açıkçası anlayamıyoruz. Bu konuda ilk bilmemiz gerek...»»
  • Hiç yorum yapılmamış | 513 kez okunmuş | Sanat uzmanı olalım |
  • Bi Sanat - 2006, 2008 Sitedeki eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. İstek & Şikayetleri iletişim bölümünden bildirebilirsiniz.
    Bu site phpSG v.0.6.3 ile hazırlanmıştır.
    .