|
|
 |
|
 |
|
Gyula Halasz
Brassai, Paris'li olmayan birçok
kişinin, Paris hakkındaki fikirlerini şekillendiren fotoğrafların fotoğrafçısı
olarak bilinir. O'nun en bilinen çalışmaları, 1930' ların Paris'inin gece
manzaraları, mimarisi, cafe ve bar insanları ve şehri gece yaşatan işçilerinin
fotoğraflarıdır.
Romanya'nın Brasso şehrinde -adını
sonradan bu şehir ismiyle değiştirir- yüzyılın dönümünde doğan Gyula Halasz -
Brassai`nin öncelikli amacı bir ressam olmaktı. Macaristan ve Almanya'da sanat
eğitimi aldıktan sonra 1924 yılında gazeteci olarak Paris'e geldi. Henüz
çocukken babasının yanında Paris'e gelmiş ve bir sene burada kalmıştı. Bu
şehrin O'nun üzerinde bıraktığı etki geri dönüşünde öenmli bir etken olur.
Brassai Paris'in caddeleri ve meydanlarındaki gece yaşantısından çok etkilenir.
O günlerden “Etrafımdaki görüntüler beni büyülemişti. Onları kaydetmek benim
için bir tutkuya dönüştü.“ diye bahsetmiştir. Ancak yetenekli bir ressam
olmasına rağmen, resmin yavaş olduğunu ve anı yakalayamadığını düşünüyordu.
O dönemde arkadaşlık kurmaya başladığı
Andre Kertesz, Brassai'yi, fotoğraf çekmeyi denemesi konusunda ikna etti.
Brassai Paris'teki ilk altı yılı boyunca fotoğraf çekmekten, çok mekanik olduğu
ve kişisel olmadığı düşüncesiyle çekinmişti. Düşünceleri, çektiği Paris
gecelerinin fotoğraflarının sonuçlarını gördükten sonra hemen değişti. Tüm
zamanını fotoğrafa adadı ve 1933 yılında, tamamı güneş battıktan sonra çektiği
fotoğraflardan oluşan “Paris de Nuit“ ( Gece Paris ) kitabını yayımladı.
O dönemde cafe ve barların etrafında
sürekli yaptığı turlar Brassai'ye birçok sanatçı ve yazar ile tanışma fırsatı
verdi. Picasso, Giagometti, Sartre, Henry Miller ve daha birçoklarıyla ömür
boyu süren arkadaşlıklar kurdu.
Çektiği birçok Paris fotoğrafı
dergilerde kullanılmış, birçoğu da kariyerinin son günlerine kadar görünmeden
ve yayınlanmadan kalmıştır. Bu görüntüler özellikle fahişelerin, ilaç
bağımlılarının, aşıkların (hem heteroseksüel hem de homoseksüel) ve
performansçıların savaş öncesi Paris'indeki fotoğraflarıdır.
Brassai'nin fotoğrafçı olarak ünü
1930'ların ortasında Amerika'ya ulaşır ve çalışmalarından bazıları Modern
Sanatlar Müzesi'nde açılan “Fotoğraf: 1839 - 1937“ isimli sergiye alınır. Brassai
2. Dünya Savaşı patlak verinceye kadar Paris'i fotoğraflamayı sürdürür. İşgal
altındaki Fransa' da fotoğraf çekmek imkansızlaşır ve Brassai önceki uğraşı
olan çizime döner. Savaş bittiğinde bu çizimler sergilense de, tekrar fotoğraf
çekmeye, aynı zamanda da Henri Miller tarafından önsözü yazılan ve 1948 yılında
yayımlanan “Histoire de Marie“ isimli kitabını yazmaya başlar. 5 yıl sonra da
fotoğrafları “Camera in Paris“ adlı albümde yayımlanır.
Brassai 1950' lerden itibaren fotoğraf
makinesini şehrin caddeleri boyunca ilgisini çeken duvar yazıları ve
resimlerine çevirir. Fransa ve İspanya' nın değişik şehirlerine seyahat eder ve
fotoğraf çekmeyi sürdürür. Picasso ile arkadaşlığı sonucunda 1964 yılında
oldukça ses getiren “Conversation avec Picasso“ ( Picasso ile Söyleşiler )
kitabı yayımlanır. Brassai 1984 yılında Paris'te ölür.
Yazı Bilgileri
Ekleyen: Bisanat
Ekleyen kullanıcı adı: ilker - Genel Yönetici
Tarih: 18/01/2008 20:54
Kategori: Ünlü Fotoğrafçılar
Okunma: 181
Okunma izni: Herkese Açık
Yorumlanma: 0
Yorumlama izni: Sadece Üyelere
Etiketler: Gyula Halasz
Bunları da okudunuz mu?
Bu konuyla ilgili yazı yok.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
Bi Sanat - 2006, 2008 Sitedeki eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. İstek & Şikayetleri iletişim bölümünden bildirebilirsiniz. Bu site phpSG v.0.6.3 ile hazırlanmıştır. |
|