Ertan Ceylan nasıl bir çocuktu; ne olmak istiyordu, ileriye yönelik düşünceleri var mı idi ?
Çok
uyumlu,neşeli,sık sık şarkılar mırıldanan,sözel ve fiziksel şiddetten
nefret eden,kitap okuma alışkanlığı olan,sinemayı çok seven,gözlem
yeteneği iyi ve hayal dünyası zengin bir çocuktum.Doktor,öğretmen ya da
pilot olacağım demedim hiç.Rakamlardan hiç hoşlanmadığım halde kendimi
İktisat Fakültesinde okurken buldum.Öğrencilik yıllarımda Lübitel marka
bir makina aldım.İlk makaram bittiğinde sabırsızlıkla tab için bir
fotoğrafçıya gittim.Bana iki gün sonra fotoğrafları alabileceğimi
söyledi,ama ısrarım üzerine işlemi öne aldı hatta karanlık odada
yaptığı işlemleri izlememe izin verdi.Sıvının içinde yüzen beyaz
kağıtlarda görüntülerin belirlemeye başlaması bir sihir gibiydi
adeta.Okul sonrası emekli olana kadar özel şirketlerde muhasebe
yöneticiliği yaptım ve 2007 nisan ayına kadar hiç fotoğraf çekmedim
maalesef.
Digital fotoğraf makinalarının yaygınlaşması günümüzde ne gibi avantaj ve dezavantajlar oluşturmaktadır ?
Dijital
makinaların yaygınlaşmasının avantajları daha çok bence. Bir defa
ekonomik,masrafı bir kere yapıyorsunuz. Makinanız,hafıza
kartınız,bataryanız eskiyene kadar maliyet sıfır.Kompakt makinalar
otomatik modlarıyla herkesin fotoğraf çekmesine olanak tanıyor. Zaten
bir süre sonra ciddi olanlar,üst düzey makinalarla yola devam
ediyor.Analog çekimler yapıp karanlık oda keyfide sürdürülebilir tabi
ki.
Çektiğiniz fotoğraflarınızdaki siluetlerin bir hikayesi var mı?
An
kareleri çektiğim için hikayeler düzenleme sırasında ortaya
çıkıyor.Yansımaları entrümantal müziğe benzetiyorum.Sözlü müzikler
dinleyeni yönlendirir.Yüzleri seçilmeyen insanların yansımaları
izleyenleri kendi hikayeleriyle baş başa bırakıyor,paylaşım sırasında
fotoğrafa ad vermek bile bir yönlendirme gibi geliyor bana.
Yansıma fotografları biraz da el çabukluğu gerektiriyor sanırım,yani çektiğiniz insanların bundan haberleri var mı?
Malum su yoksa yansımada yok.
Yansımalarda
çabuk olmak gerekiyor kesinlikle ama dinamizmi yakalamak adına uygun
anı bekliyorum sık sık.Silüetleri adım başlangıcında ya da üst üste karelemek
eksik hareket duygusu veriyor,silüet ayrışmalarına ve yapılan
hareketlerin olgunlaşmasına önem veriyorum.Modeller ise silüetlerini
çektiğimi hiç fark etmiyorlar,haberli çekimlerde silüetlerin bile poz
vereceklerini düşünüyorum.
Fotograflarınızı renkli bırakmayı tercih etmişsiniz, özel bir nedeni varmı ?
Fotoğraflarımı
genellikle siyah-beyaz çekiyorum,renkli olanlar ps.’ta yaptığım
denemeler sadece içime sinenleri paylaşıyorum.Yansıma bir tarz belki
ama teknik olarak henüz yolumu netleştirmiş değilim.
Fotoğraf çekerken yaşadığınız ilginç bir anı anlatır mısınız?
Bazen
yansımasını çektiğim modellerin kendilerini de kareliyorum.Simitçi adlı
karemin yansımasını çektikten sonra modelin kendisini çekmek istedim
ama ileriden kadraja girmesini istemediğim bir bayan belirdi,onun
geçmesini beklerken yanıma geldi hışımla ‘’Bayanların fotoğrafını
çekmeye utanmıyor musun?sen git evde eşinin fotoğraflarını
çek’’dedi.Tabi hiç cevap vermedim ve yansıma çektiğim için bir defa
daha,şükür duyguları kapladı her tarafımı.
Gerçekleştirdiğiniz
ve gerçekleştirmek istediğiniz fotoğraf projelerinizden bahseder
misiniz? Gelecekle ilgili plan ve hedefleriniz nelerdir?
Yansımalar devam edecek,yolunu yordamını bilmiyorum ama Yansımalar adlı bir sergi açmayı çok istiyorum.
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Çok teşekkür ederim röportaj için,selam ve sevgilerimle…
Röportaj: Yasemin Tangören , ilker Kavruk
Yasal Uyarı :
Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, www.bisanat.com.tr ve eser sahibine
ait olup , kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve
kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç
teşkil etmektedir.