Seçkin Yenici Röportaj

Bisanat Kültür Sanat Portalına öncelikle hoşgeldiniz. Fotoğrafçılık geçmişinizden kısaca bahseder misiniz?

Böyle bir imkan sağladığınız için Teşekkür ederim. Aslında hem uzun bir geçmiş hemde kısa bir fotoğrafçılık geçmişinden bahsedebiliriz.Babamın fotoğraf ve video merakından dolayı, çok küçük yaşlardan beri, evimizde fotoğraf makinaları ile oynamak ve çekim yapmak imkanı buldum. Ama bu tabiki çocukluk hevesinin ötesine geçmemişti. Ben güzelsanatlar fakültesi mezunuyum ve okulda fotoğrafçılık dersi aldım.Bu sebeble hem fotoğrafçılık eğitimi almak hemde karanlık odada çalışma imkanım oldu.Son yıllarda ise bu heves iyice artıp, yavaş yavaş yaşam şeklini almaya başladı.Ve kendimi çok şanslı gördüğüm bir konuda, sn. KAZIM ZAİM usta ile tanışmamdır.Kazım beyin desteği ve fotoğraf konusundaki tecrübelerini benimle paylaşması, benim için çok büyük bir kazanç olmuştur.Onun siyah beyaz karelerini yakından izleme zevkini yaşadım denebilir. Artık son dönemde hem fotoğraf çekip, hem düzenlemeler yapmaya ve de değişik kurgular için kendimi zorlamaya başladım.


Fotoğraf için ekipman ne kadar önemlidir? Kullandığınız ve sahip olmak istediğiniz ekipmandan bahseder misiniz?

Tabiki ekipman çok önemli ama ilk önce kişinin ne yapmak istediğine, ilgi alanına ve amaçlarına karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bununla birlikte öyle kişiler gördümki,çok basit ekipmanlarla harika işler çıkarıyorlar.Fotoğrafçılık bence birazda görebilmektir.Herkes bakabilir ama herkesin görebildikleri farklıdır, bence.
Ben fotoğraf makinası almaya karar verdiğimde çok fazla araştırma yaptım ve en sonunda o dönemde kompact makinaların en iyilerinden biri olarak gösterilen; fuji finepix 6500fd’de karar kıldım.srl-like serisi bir makina olmasına rağmen üzerinde 28-300mm dahili (10.7x) objektifi olan ve 1cm den macro çekim yapabilen bir makina ve ben bu makinayı seçtiğim için hiç bir zaman pişman olmadım..ve sanırım o her zaman belimle kalacak...
Tabi sık sık bir digital srl bir makinanın hayalini kuruyorum. Daha bir kaç gün önce nikon D80 ve canon eos 40d yi yakından inceleme imkanı buldum.40D nin beni heyecanladırdığını içtenlikle söyleyebilirim. artık hayallerimde sanırım 40d var...




Fotograflarınıza baktığımızda dijital müdahale ile aranızın iyi olduğunu görüyoruz,fotograflarınızı işlerken ne gibi aşamalardan geçiriyorsunuz?

Aslında, ben müdahalesiz, ham fotoğraf tutkunuyum. Ama digital müdahalelerin fotoğrafları ve izleyenleri çıkardığı hayal yolculuğuda çok hoşuma gidiyor. Herkesin görebildiği ama ham halinin çok da sıradan olduğu bir kompozisyon, birkaç basit müdahale ile çok da etkileyici bir hal alabiliyor.
Ben fotoğrafları bilgisayara aktardıktan sonra, ilk önce picasa programında inceliyorum. Kadrajına, renklerine ve keskinliğine bakıyorum. Daha sonra photoshop programında fotoğrafımı açıp, kompozisyon için en uygun kadrajını ayarlayıp, keskinliğini bir tık arttırıyorum. Kontras değerlerini ayarlıyorum.
Eğer o fotoğrafımı HDR yapmaya karar vermişsem.( Ben çalışmlarımda genelde, tek kare üzerinden HDR yapmayı tercih ediyorum.) seçmiş olduğum çalışmanın , photoshop programında 3 farklı pozlamasını hazırlıyorum.sonra bilgisayar ortamında 3 farklı pozlanmış kareyi, photomatix programında açıp,birleştirdiğim karenin renk, ışık-gölge ayarlarını yapıyorum. istediğim sonucu yakaladığımda yeniden photoshop programında çalışmamı açıp kadraj yerleşimini kontrol edip, çerçevesini hazırlayıp çalışmamı sonlandırıyorum.


Fotoğrafını çektiğiniz insanlar oldukça doğal, poz vermiyorlar belli bu doğallığı nasıl yakalıyorsunuz, yani insanlar fotoğraflarının çekildiklerini bile bile nasıl bu kadar doğal durabiliyorlar?

İlk başta insan çalışmak beni çok korkutuyordu ve izin istemekten ( insan fotoğrafları çekmekten utandığım söylenebilir) çekiniyordum.. Artık kimin izin verebileceğini kimin ise izin vermiyeceğini tahmin edebiliyorum. Aslında bu tarz çekimler için birkaç değişik yol kullandığım söylenebilir.
Ilk yol ilk önce izin istemek ve ondan sonra çekmeye başlamak. Ama o kişiyle sohbet edip, onu rahatlatıp, doğal olmasını sağlamak.
Ikinci yol, bu tarz çekimler yapmaya başladıktan sonra kimin izin verip kimin vermiyeceğini o kişinin tavırlarından sezebiliyorsunuz. Bu sezgiye güvenip o kişinin habersizce fotoğraflarını çekip daha sonra yanına gidip o kişiyle tanışıp, konuşarak fotoğraflarını çekmeye devam etmek.
Ama bu tarz çekimlerde çoğu zaman istenmeyen durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Özellikle çocuklar kendilerinin fotoğraflarının çekilmesinden çok hoşlanıp, mutlu oluyorlar ve bende onları kırmamaya çalışıyorum.
Geçen gün iki satıcı çocuk( 10 yaşlarında) fotoğraf çektiğimi görünce , bana seslenip; amca bizide çekermisin diye sordu. Tabiki........ deyip onları çekmeye başladım. Çok güzelde fotoğraflar çıkıyordu. Ama bir anda büyük biri gelip bağırmaya başladı ( ben bu çocukların amcasıyım. Niye fotoğraflarını çekiyorsun diye bağırmaya başladı ve çocuklar çok üzüldüler.Biz fotoğraf çektirmek istiyoruz dediler ama bir işe yaramadı ve amcaları izin vermedi.......ben de oradan ayrıldım.



Çekim öncesi nasıl bir diyaloğunuz var ?

Yukarıda da söylediğim gibi, fotoğraflarını çekmeye karar verdiğim kişilerin yanlarına yaklaşıp, onlarla tanışıp, niye çekim yaptığımı anlatıp onlarla sohbet edip doğal davranmalarını sağlamaya çalışıyorum.



Makro çekimlerinizle ilgiline söyleyebilrsiniz, insan manzaraları mı çekmek daha kolay yoksa her an hareketedebilecek bir canlıyla çalışmak mı?

Macro çalışmak benim için çok özel ve çok zevk aldığım bir tarz.Bir arının peşine takılıp gidince herşeyi
ve zaman kavramını unutabiliyorum. Özel bir çiçek veya değişik bir canlı yakaladığımda dünyanın en mutlu insanı olduğumu söyleyebilirim. Tabiki zor ve çok çaba gerektiren bir uğraş ama çok zevkli....



Portreden , insan manzaralarına, doğadan, makroya ve hdr çalışmalara kadar geniş yelpazeniz var; fotoğraf adına Kendinizi ben belgeselciyim, ben portreciyim gibi adlandırabiliyor musunuz?

Aslında kendimi belli bir tarz ile sınırlandırmak yerine herşeyden zevk almaya çalışıyorum. Bu da portfolyomda belli bir tarz oturmamasına ve konu çeşitliliğine yansıyor ama macronun yanında hayatın içinden çıkıp gelen, gerçek yaşamları anlatan kompozisyonları çalışmayı ve izlemeyi çok sevdiğimi söyleyebilirim.


Kumaş tasarımcısı olduğunuzu biliyoruz ve tekstil tasarımı mezunusunuz fotoğrafla ilgilinenmenizde bunu etkisi varmı? Özellikle de fotograf çekerken ki bakış açınıza etkisi nedir?

Evet ben daha öncede belirttiğim gibi, güzel sanatlar fakültesi ( Dokuz eylül üniversitesi )tekstil tasarımı bölümü dokuma opsiyonu mezunuyum. Bir tasarımcının bazı ön görüşleri ve tasarım gücü mevcut olduğunu ve etrafına biraz daha farklı gözle baktığını düşünüyorum.Bir tasarımcının elinde makina olmasada etrafının fotoğrafını çekip , beyninin bir köşesine attığını düşünüyorum. Tabiki bu fotoğraf çekerken çok fazla işimize yarıyor. Kurgulamamıza , kompozisyon ve bakış açımıza artı bir değer kattığını düşünüyorum..



Fotoğraf yarışmalarına katılır mısınız ? Bu konudaki organizasyonları nasıl buluyorsunuz ?

Aslında bu güne kadar hiçbir yarışmaya katılmadım ama bu aralar ilgilendiğim bir kaç yarışma var ve bundan sonra yarışmalara katılmayı düşünüyorum.. Bu tarz organizasyonların fotoğrafçı ve meraklılar için çok yararlı ve teşvik edici olduğunu düşünüyorum.


Yeni başlayanlar için Photoshop ve çekim teknikleri hakında ne gibi önerileriniz olur?

çekim tekniklerinini herkesin kendi bakış açısı ve teknik ekipmanları ile geliştirebileceklerini düşünüyorum. Tabiki mevcut ekipmanı en verimli şekilde kullanarak. Ps kullanmanın ise günümüzde en basitinden, biraz kontras verebilmek hafif keskinlik ve kadraj ayarlamaları için çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Tabiki photoshop ve photomatix tarzı programları kullanabilmenin fotoğraflarda farklılığı beraberinde getireceğine inanıyorum.önerim fotoğrafçının psi le arasını sıcak tutması yönündedir.

Röportaj : Yasemin Tangören

Yasal Uyarı : Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, www.bisanat.com.tr ve eser sahibine ait olup , kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.

Yazı Bilgileri

  • Ekleyen: Bisanat
  • Ekleyen kullanıcı adı: ilker - Genel Yönetici
  • Tarih: 11/05/2008 00:19
  • Kategori: Röpörtaj
  • Okunma: 1894
  • Okunma izni: Herkese Açık
  • Yorumlanma: 0
  • Yorumlama izni: Sadece Üyelere
  • Etiketler: Seçkin Yenici Röportaj
  • Bunları da okudunuz mu?

    Bi Sanat - 2006, 2008 Sitedeki eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. İstek & Şikayetleri iletişim bölümünden bildirebilirsiniz.
    Bu site phpSG v.0.6.3 ile hazırlanmıştır.
    . 0.469929 us