Fotoğrafçılık geçmişinizden kısaca bahseder misiniz? Fotoğrafla tanışmanız nasıl oldu? Müzisyen olduğunuzu biliyoruz müziğin yanında hobi olarak mı ilgileniyorsunuz ? Yoksa profesyonel olarak mı?
Hoşbulduk.
Tam olarak fotoğraf çekmeye başladığım zamanlar beş, altı yıl öncesine dayanıyor.Ondan önceleride fotoğraf sanatına ilgim ve merakım vardı.Aile albümlerinde genelde ben bulunmam,hep objektifin arkasında olurdum Müzik ve fotoğraf benim için birbirinden ayrılmayacak kadar iç içe geçmiş şeyler aslında.İki alanda da profesyonel olarak çalışma fırsatım oldu.Bazı zamanlarda müzik hobiye bazı zamanlarda da fotoğraf hobiye dönüşüyor açıkçası.
Portfolyonuz portre fotoğraf ağırlıklı Kendinizi ben portreciyim diye adlandırabiliyor musunuz?
Ben kendimi tek bir kalıba sığdırmak taraftarı değilim hiçbir zaman.Fotoğraf çekmeye başladığınızda ve bu konuda ilerleme gösterdiğinizde ister istemez bir yöne doğru uzmanlaşmak kaçınılmaz.Fakat ben kendime portreciyim demek istemiyorum ben gözümün gördüğü güzel olan herşeyi ölümsüzleştirmeye çalışıyorum sadece.Tabi şu ana kadar gözümün gördüğü en güzel şey insan yüzleri oldu…
Stüdyo ortamında çekilmiş fotoğraflarınız,kapalı bir mekan için ne gibi ekipmanlar kullanıyorunuz,olmazsa olmazlarınız nelerdir?
Kapalı mekanlarda olmazsa olmaz ekipmanımız doğal olarak ışık tertibatları olacaktır.En güzel ışık kaynağı olan gün ışığından yararlanamadığımız için paraflash lar ve sabit ışık sistemleri kullanmaktayım genel olarak.Studyoda çekilen fotoğraflar için çok iyi bir tripod,pozmetre ve hem serinlemek hemde bazı zamanlarda portreye etkili bir hava vermek için birde pervane şart
Fotoğrafların, sahiplerinin kişiliklerini ve hayat görüşlerini yansıttıklarını düşünürüm. Sizce de böyle mi? Fotoğraflarınız sizi yansıtıyor mu? Özelliklede kurgularla birleştirdiğiniz çalışmalarınız?
İnsanların yaptığı her işe kendisinden birşeyler vermesi esastır bence.Bu sadece sanat alanındaki çalışmalarda değil hayatımızın her anında yaptığımız işe ruhumuzu koyarsak başarı yakalayabiliriz.Kurgusal çalışmalarda özellikle iç dünyam fotoğraflarıma yansıyor.
Fotoğraflarınızda Kural ve Sınır Var Mıdır?
Son zamanlarda sınır tanımaz fotoğrafçılarımız bir hayli fazla.İşin aslı anlatmak istediğiniz konu neyi gerektiriyorsa onu kullanmak doğal olanı olucaktır.Eğer o an aklıma gelen kurgunun bir sınırı yoksa benimde sınırım yoktur…
Fotoğrafçılık alanındaki tarzınız ve bu alandaki kariyeriniz hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
Aslına bakılırsa daha bir tarz edinmeye çok yol var diye düşünmekteyim.Ben daha çok kendim için fotoğraf çekmeyi seviyorum ve ilerleyen zamanlarda sadece kendi özel çalışmalarımı yapacağım bir studyo kurmak istiyorum.Çektiğim çalışmaları pek sergilere veya yarışmalara göndermiyorum.Fakat kişisel bir sergi açmakta ileriye dönük planlarımın arasında yer almakta.
Dijital fotoğrafçılığa geçişi kendi adınıza yorumlar mısınız ?
Bence fotoğrafların dijital olması fotoğraf sanatçısına çok büyük olanaklar sağlamış durumda.Önceleri kimyasallar karanlık odalar fotoğraf kağıtları gibi keyifli ama zorlu yollardan geçen sanatçılar şimdi deklanşöre bastıkları gibi sonucu lcd ekranlarından görmekteler.Hem maddi anlamda daha az masraflı ve ortaya çıkan sonuç ise birbirinden neredeyse farksız.Dijital makina ile fotoğraf çekip sonrada ben pc de fotoğrafla oynamayı sevmiyorum diyen bir adama ben sadece saçmalama derim.Artık Kabul etmek gerekirki manuel fotoğrafçılık son demlerini yaşamaktadır.
Üretken ve başarılı bir fotoğrafçısınız. Yola çıkarken çalışmanızın nasıl bir ürüne dönüşeceğini düşünerek mi çekiyorsunuz?
Ben stüdyoya girdiğimde kafamda mutlaka çekeceğim fotoğrafların kurguları hazırdır.Çekim ilerledikçe modellerimide konuya dahil eder onlarında fikirlerini alırım. Böylece ortaya çok daha çeşitli kompozizyonlar çıkar. Fakat fotoğraf çekmek için sokaklara çıkıyorsam ozaman aklımda hiçbirşey olmaz sadece gideceğim güzergahı belirler ve sokak bana ne verirse onları ölümsüzleştiririm.
Son olarak Sizden sonra gelen sizi örnek alan fotografçılara önerileriniz nelerir?
Beni örnek alan fotoğrafçılar varsa onlara ilk tavsiyem beni örnek almayı bırakmaları yönünde olacaktır..
Şaka bir yana yeni başlamış arkadaşlara söyleyebileceğim en önemli şey bol bol fotoğraf çekmeleri bol bol fotoğraf izlemeleri ve fotoğraf çekecekleri zaman kesinlikle acele etmemeleri bir konuyu defalarca kez pozalamaları ve her pozu tek tek incelemeleri olacaktır.
Röportaj: Yasemin Tangören
Yasal Uyarı :
Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, www.bisanat.com.tr ve eser sahibine
ait olup , kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve
kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç
teşkil etmektedir.