Warning: in_array() [function.in-array]: Wrong datatype for second argument in /home/brc/domains/bisanat.com/public_html/fonksiyonlar.php on line 217
Memik Kibarkaya
Memik Kibarkaya
1. Resim çizmeye olan ilginiz ne zaman ve ne şekilde başladı? Çizmek sizin bilinçaltınıza ait bir merak mıydı yoksa sizi motive eden çizmeye yönlendirenler oldu mu?

40 yılın aşkın resim yapıyorum daha ilk okula gitmeden zifden yada çamurdan kendime oyuncaklar yapardım tel araba çam kabugundan ve kamışdan tüfekler agaçdan sapan çatal, taşdan bilyalar yapardım ilk okulda tebeşir ve kömürle resimler karalardım bir gün cumhuriyet bayramında Atatürkün portresini taç yaptım buda ögretmenimin çok hoşuna gitti kocaman bir aferin aldım, daha okula gitmemişdim zifden bir Atatürk heykeli yapmışdım o yıllarda Nato Boru hattında çalışan bir Amerikalı çobanlık yaparken çobanımız ona gösderdi o yabancı adam 50 kuruş vererek resmimi aldı.


2. Türkiye’ den ve tüm dünyadan yapıtlarından, sanat hayatından çok etkilenmiş olduğunuz sizi tesiri altında bırakan bir sanatçı var mı?

Başda tüm empresyonisler, bunlardan C.monet, Renovar, Vangohg, Rembrantın karanlıkdan ışıga dogru kaçışı ayrıca türk resamlardan Naci Kalmıkoğlu Şekvet Dağ , Hikmet onat yani tüm ressamlar ama gördügünü yapan ressamlar beni çok etkilemektedir.


3. Yazılarınızda resim yapmanız için etkilenmeniz gerektiğine değiniyorsunuz. Resmi etraftan bir kaçış olarak değerlendiriyorsunuz. Peki, şu anda hangi çalışma üzerindesiniz ve bu çalışmaya başlarken etkilendiğiniz herhangi bir durum ya da olay oldu mu?
Aslında bu ülkede sanata önem verilmiyor ama malzeme o kadar bol ki sanırım bu olumsuz etkiler beni diğerleri gibi kaçırıyor dünyadaki bir çok ressamın hayatını okudugumda bir kaçışın oldugunu gördüm bunlardan Piserro nazi korkusu, Röneasasans öncesi kiliselerin korkusundan onlara yaranmak için sürekli Meryem ve İsayı kiliselere yapışları ikonlar, gibi utrillo anasından, lotreks attan düşdükden sonra cüce kalışı Rembrant vebadan Gogen ülkesinden Vinset Vangohg kendinden kaçıyordu, Fikret Mualla polisden kaçıyordu, Firida sürekli hastalığından resme sığınıyordu Osman Hamdi'nin yaptıgı kaplumbağa resmi osmanlıya yazdıgı bir mektubun cevabını alamadıgından onu kaplumbaya benzetmesi..

Ben olumsuzluklardan kaçarken resme sığınıyorum kendimi motive ediyorum sanırım bi terapi de diyebiliriz, körfez savaşı zamanında bir tablo yapmıştım, özgür atlar, bir atta kazıga bağlı ama koşum takımı çok iyi besiside çok iyi ama özgür degil bir kazığa baglı, işte o benim ülkem, birde ipini kırmış kaçan yagız bir at var oda iran demişdim ayrıca kaçarken illada o konuları işlemiyorum bazen bir yüz, o yüzde romanlar var işte bir portremde ki acılar o insanı tanırım yılarca Çukurovada pamuk ırgatlıgı yapar dedesi yemende şehit babası Gop dağında şehit oğlu Şırnakda kızı sıtmadan öldü kendi tütünden zehirlendi kanserdan öldü işte malzeme... Bu ülkede çok malzeme var her insanın yüzünde hüzünü çabuk görüyorum, tüm resimlerimde hüzün var. Nü lerim bile hüzünlü sanırım ben hüzünü yakaladım kahkahalarım yok resimlerimde..


4. Resim yaparken kullandığınız farklı teknikten okuyucularımızın bilgilenmesi için biraz bahseder misiniz? Bu tekniğinizi oturtana kadar ne gibi teknikler kullandınız ve en nihayetinde bu tekniğe ne şekilde ulaştınız?

2000 yılına kadar alışılmış şekilde resimler yaptım tual üzere yağlı boya çalışdım ancak daha sonra Atom enerjisinde çalışırken bir kagıdı keşfettim bu kagıt boyayı fiks ediyor arka yüzünede çıkıyor ayrıca tiner neft bezir kokusundan uzak yağlı pasdelle yağlı boyayı karışdırıp içine zeytin yağıda katarak ondan harç yaparak parmagımla tual yerine kagıda meyve bıçagıyla silgiyle çalışmakdayım bu benim vaz geçemiyecegim bi şekil oldu , alışkanlık tabi hiç bir ders almadım aslında veterinerim bazıları pasdelle portre yapmanın çok zor oldugunu söylüyorlar ama ben ateşde yürüyerek pişmeyi deniyorum.


5. Pek çok yazılı ve görsel basında hakkınızda haberler yapıldı, ünlü portreler yaptınız, tekniğiniz konuşuldu, bu yolun henüz başındayken bu kadar ses getirecek şeyler yapacağınızı biliyor muydunuz?

Açtıgım sergiler`de basının dikkatını çekdim bir çok kez Tv` lerde ve gazetelerde röportajlarım oldu sanırım farklı olmanın avantajı olarak yorumlayabiliriz.

6. İnsan resmi yapmak manzaradan ya da natürmorttan daha fazla emek ister, çünkü insana, bakışına, duruşuna ruh eklemek gerekir… Sizin portrelerinizde aydınlık yüzler ve anlamlı bakışlar görüyoruz. Asil kadınlar, Anadolulu erkekler, genç kızlar oldukça anlamlı duruyorlar çerçevelerin içersinde. Bu anlamı yüklemek için ne yapıyorsunuz, çok iyi konsantrasyon sonucu mu bunlar yoksa insanları çok iyi tanımanın çok iyi bilmenin vermiş olduğu bir tecrübe mi?

Ben veterinerim anadoluyu çok gezdim obaları köyleri çabaları zorlukları gördüm sarayda bohem hayatı görmedim elbette 40 yıl içinde oldugum insanın resmini yaptım güneşin kavurduğu yüzde alın çizgisi paslı bakırın kazınmış yüzü gibi insanımızın yüzleri, bazan onlatın kendi ağzından dinledim yaşam öykülerini işde yukarda bahsettiğim adı Cuma soyadı Karabaht çukurova ırgatının yüzünü çizdim benim resimlerimin çogunda romanlar yazılabilecek övküler vardır, birde kendi kendimi hep eleşdiriyorum, biz resmini yaptık, yazar romanını yazdı, şair onu anlattı, belki hep onun yukarılara çıkmasını isdedik ama o yerinde kaldı belkide daha beter oldu bizler onun sırtından para kazandık işde sahtekarlıgımıza hayıflanıyorum. Beni onlar resme itti hatta bir dönem siyasetede itti ama ona mutluluk veremedigime hayıflanıyorum.



7. Fikret Otyam’la çok iyi dost olduğunuzu duyduk peki fikir alış verişi içinde bulunduğunuz yapıtlarını izlemekten mutluluk duyduğunuz başka sanatçılar da var mı?

Onu sürekli takip ederdim okurdum çok sevdigim biri o beni tanımazdı belki yaşam tarzı bana benziyordu hep harrandaydı aklı hep acılar içindeydi bir yanı 2005` de Ankara'da bir sergi açmıştı. Sergiye tesadüf rastladım içeri girdigimde devletin tepeside ordaydı o pir ihdiyar`a elinde bir lokum kutusu konuklara ikram ediyordu bana da uzattı kutuyu bir tane aldım bak çifte kavrulmuş sen kilolusun şekerinde yok çok al dedi hocam bende resim yapıyorum dedim ; geç onu herkes resim yapıyo emekli olup üçgün kursa gidip ressamım diyorsunuz internette resimnlerim var bakarmısınız dedim. Ben anlamam ondan 1948 model daktilo ile hala yazı yazıyom dedi getirsem bakarmısınız dedim kalabalık çekilsin getir dedi iki resim getirdim biri natürmort birde gözlüklü yaşlı bir kadındı çicegi açtım baktı dedigim gibisin kızdım ötekini göstermeden gidiyordum, onuda aç dedi eşi Filiz de ısrar edince onu açtım çok baktı gözlüklerinin birini çıkarıp birini takıyor mırıldanıyordu bu ne oğlum bu nasıl yüz çarpıldım dedi sonra anlattım kagıt üzeri pastel karışık tarzımı anlattım bak memik can çiçek böcek yapma sen olmuşsun oğlum dedi bir gün sonra bana kendi resmini verdi hadi bunuda yap dedi o ödevdi o gece resmini yapıp ona götürdügümde evimde ontane Otyam vardı bu harikadedi o gözlüklü kadını tanırmış alevi anası onun hakkında çok yazı yazmış, program yapmış iki gözü görmeyen, ama alevi ermişi olan Elif Anaydı bahsedilen portre... Onunla dosluğumuz devam etmekde saygı duydugum bir kişi belkide benziyoruz birbirimize.



8. Sanata gönül vermiş fakat hayatta başka alanlara yönelmiş, başka alanlarda profesyonelleşmiş gençlere öneriniz var mı?

Ülkemde malesef eğitim keşfedilerek yönlendirilmiyo o nedenle başka yerlere savrılıyoruz, ama içmizdeki kaldıgımız yerde olmak en güzeli bu nedenle kaldıgımız yerde olup Muhannet Cinnah'ın dedigi gibi " Kendi kazmamızla kendi yolumuzu yapmayı " Sevmemiz lazım o yol çok zor olur ama onun tadı başkadır. Ben hep ateşte yürüyerek pişmeyi sevdim.

Memik Kibarkaya iletişim için : memik_kibarkaya@hotmail.com

Röportaj : Selin Özbudak

Yasal Uyarı : Bu sayfadaki tüm yazı ve görseller, www.bisanat.com.tr ve eser sahibine ait olup , kısmen veya tamamen izinsiz olarak alınması, kopyalanması ve kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suç teşkil etmektedir.

Yazı Bilgileri

  • Ekleyen: selin özbudak
  • Ekleyen kullanıcı adı: selin - Genel Yönetici
  • Tarih: 04/02/2008 20:27
  • Kategori: Röpörtaj
  • Okunma: 725
  • Okunma izni: Herkese Açık
  • Yorumlanma: 0
  • Yorumlama izni: Sadece Üyelere
  • Etiketler: Memik Kibarkaya
  • Bunları da okudunuz mu?

    Bi Sanat - 2006, 2008 Sitedeki eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. İstek & Şikayetleri iletişim bölümünden bildirebilirsiniz.
    Bu site phpSG v.0.6.2 ile hazırlanmıştır.
    .