Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu
9 Aralık 2007 30 Mart 2008
Su, bira ve şarap tarih boyunca hem günlük hayatta yer alan, hem de tanrılara sunulan kutsal içecekler olmuşlardır. Su dışında, bira ve şarap gibi sıvıları barındıran kapların her zaman özel formlarda yapılmış oldukları ele geçen örneklerden anlaşılmaktadır. Sergide, Eski Çağ'da Anadolu ve Ege Dünyası'nın farklı bölgelerinde pişmiş toprak, metal ve camdan imal edilmiş olup içeceklerin depolanması, servisi ve içiminde kullanılmış olan kapların çok sayıda örneğine yer verilmiştir. Bu kapların büyük çoğunluğu, Vehbi Koç Vakfı'nın, 1983 yılında, Müze'ye kazandırdığı Hüseyin Kocabaş koleksiyonuna aittir.
Klasik Çağ öncesinde kaplar, içkinin servisinin yapıldığı, içildiği ve sunu (libasyon) kapları olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Tankard, depas ve kadehler içki içmek amacıyla kullanılan kaplar iken, yonca ağızlı testiler sunma işlevi için kullanılmıştır. Ayrıca hem içki servisinin yapıldığı hem de libasyon kabı olarak kullanılan kaplar da mevcuttur. Bunlar ise başta gaga ağızlı testiler olmak üzere, askoslar, rhytonlar ve omphaloslu taslardır.
Hellen ve Roma Döneminde ise, günlük yaşamda genellikle su veya şarabın servisi ve içiminde pişmiş topraktan üretilmiş kaplar kullanılmıştır. Bununla birlikte, statü ve zenginlik sembolü olarak kabul edilebilecek altın, gümüş ve bronz gibi değerli metallerden üretilmiş kaplara da rastlanmaktadır. Roma Döneminde bu repertuvara camdan üretilmiş örnekler de eklenmiştir.
İlk Tunç Çağı'ndan Roma Dönemi'ne kadar kronolojik olarak örneklerini izleyebildiğimiz çoğu yayımlanmamış olan bu eserlerden 70 adedine de sergi katalogunda yer verilmiştir.